Fiyatı: 21,75 TL
Yazarı: Urich
Çevirmen: Urich
Genç W.nin Yeni Acıları indirmek veya okumak için sitemize hoşgeldiniz. Sizlere yazarı
Urich olan ve
Gündoğan Yayınları yayınevinin yayınlamış olduğu,
sayfalık
Genç W.nin Yeni Acıları eseri hakkında PDF paylaşımı yaptık. Bu eser
Edebiyat kategorisinde yer almaktadır. Genç W.nin Yeni Acıları ücretsiz PDF indirmek veya okumak için yukarıda veya aşağıdaki butonlara tıklayarak indirip okuyabilirsiniz.
Genç W.nin Yeni Acıları TIKLA PDF İNDİR !Genç W.nin Yeni Acıları Yazarı Kimdir ?
Genç W.nin Yeni Acıları yazarı Urich 'dır. Urich yazdığı bu eserle ödül almamıştır. Bu eser
Edebiyat kategorisinde olup,
Dünya Roman türündedir.
Genç W.nin Yeni Acıları PDF indir oku
Genç W.nin Yeni Acıları indirmek için yazımızdaki butonları kullanmanız yeterli.
Gündoğan Yayınları yayınevi tarafından yayınlanan,
sayfalık esere butonlardan ulaşın.
Genç W.nin Yeni Acıları TIKLA PDF İNDİR !Genç W.nin Yeni Acıları TIKLA PDF İNDİR ! 1774 yılında Leipzig'de yayınlanan ve iki bölümden oluşan "Genç Werther'in Acıları - Die Leiden des neuen Werthers" ne kendinden önce ne de sonra yayınlanan hiç bir kitabın başaramadığı yankıyı yaratmış, hemen hemen her alanda Werther modasının oluşmasına yol açmıştır. Örneğin, devrin gençleri Werther gibi giyinmiş, Werther gibi yaşamaya özenmiş hatta Werther gibi intihar edenler bile olmuştur. Goethe birdenbire Werther ile dünya çapında ün kazanmıştır.
Devrin gençliğini bu denli etkileyen kitabın hatta evlerde kullanılan porselenlerin üstüne bile Lotte ve Werther'in resimlerini işleten, günümüzde de hala zevkle okunmasını sağlayan birçok neden vardır.
Goethe, arkadaşına yazdığı bir mektupta Werther hakkında "yoğun duygularla ümitsizce seven ve sonu olmayan aşkı yüzünden kendisine bir kurşun sıkarak ölmeyi tercih eden bir gencin yaşantısında çektiği ıstırabı anlattım" diyerek, romanın aynı zamanda konusunu da kısa ve öz bir biçimde anlatmıştır.
Werther'in konusunu kısaca özetlemek gerekirse: 1771 yılının Mayıs ayında "werther küçük bir şehire gelir; burada Lotte adlı bir genç kızla tanışır ve ona aşık olur; Ne var ki, Lotte Albert adında bir gençle nişanlıdır. Eylül ayında Werther Lotte'nin yaşadığı şehri terk eder, tüm kış boyu adı romanda belirtilmeyen bir güney Almanya şehrinde kalır. Bu arada Lotte ile Albert evlenmişlerdir. Werther yazın geri döner, fakat Lotte'ye olan aşkı daha da artan Werther, yaşamına bu aşkın yüküyle daha fazla devam edemiyeceğini anlar, 22 Aralıkta Albert'ten ödünç aldığı silahla intihar eder.
Werther, konusunu Goethe'nin özel yaşantısından alır. Werther'in acısı Goethe'nin acısı, Goethe'nin acısı Werther'in acısıdır. Aşk yaşamı oldukça renkli ve hareketli oln Goethe, 1772 yılında Wetzlar'da iken Charlotte Buff adlı bir kızla tanışır, aşık olur, ama Charlotte kendisinden oldukça yaşlı olan Kestner ile nişanlıdır. Goethe'nin Charlotte'ye duyduğu aşk Goethe'nin Wetzlar'ı terk etmesine neden olur. Ayrılışından bir ay geçmiştir ki, Wertzlar'da arkadaşı olan Jerusalem adlı gencin kendisi gibi evli bir kadına olan aşkı yüzünden intihar ettiği haberini alır. Goethe işte bu duygularla yazmaya başlar, artık Jerusalem kendisidir sanki, Werther de. Werfher'in sonu da Jerusalem'in sonuyla aynıdır.
Monolog mektup şeklinde yazılan roman o devirde Avrupa'da oldukça tutulan bir türdür. "îlk olarak Richardson'un başlattığı bu türü Almanya'da Aydınlanma devrinde yazarlar kullanmışlar, daha sonra da Jan Jack Rousseau bu türde eserler yazmıştır."1 Werther de bu türün en güzel örneklerindendir. Sanatkar ruhlu Werther'in gerçek yaşam karşısındaki yenilgisini ele almasıyla roman aynı zamanda bir Sanatkar romanıdır.
Werther yayınlandığında, büyük övgü ve alkışların yanısıra başka çevreler tarafından "gençliği intihara sürükleyici gerekçesiyle tehlikeli bir eser" 2 olarak nitelendirilmiştir. Bu iddia belki devrin ümitsizce seven bazı gençlerinin intihar etmesiyle doğrulanmaktadır, ama aslında Werther'i salt Lotte'ye aşkından, bu aşkın onu mutsuzluğa sürüklemesinden dolayı intihar eden bir roman kahramanı olarak ele almamak gerekir. Werther Lotte'yi çok sevmekte ve bu aşk ona yaşama mücadelesinde gücünü azaltacak kadar acı vermektedir, ama yine de Werther'i ölüme götüren tek neden bu değildir. Mektuplar dikkatle incelendiğinde, Werther'in aslında romanın en başında ölüm, intihar etmek düşüncesinden söz ettiği görülür. ( 22 Mayıs tarihli altıncı mektup). Bu mektubun sonunda Werther, insanın ne zaman isterse bu zindandan (yani dünyadan) kurtulabileceğini yazmaktadır. Demek ki Werther'i Lotte'ye olan aşkının dışında intihara sürükleyen başka nedenler de vardır. Kari Vietor'un da belirttiği gibi, Werther aslında kendi iç dünyasında yaşayan "hastalıklı" bir tiptir. Mektupları okunduğunda görülmektedir ki, "Werther doğa içinde kendisini mutlu hisseden bir kişiliği sahiptir. Kitabın başındaki mektupların çoğunda coşkulu bir üslupla yazılmış doğa tasvirleri göze çarpar. Werther için doğa, güzelliği ve muhteşem görünümü karşısında hayranlık duyduğu, içinde tanrıyı, tanrı sevgisini, tanrının gücünü ve sonsuzluğu bulduğu varlıktır. Werther bu düşüncelerle aynı zamanda Alman edebiyatının o yıllar yaşanan "Sturm und Drang" ekolünün benimsediği görüşleri de dile getirmektedir.
Werther'in mektuplarının okunmasına devam edildiğinde, onun sevgisini başlangıçta sonsuz sevgi duyduğu doğanın dışında, insanları yönelttiğini görürüz. Kendini gerçekleştirme sorunuyla başa çıkamayan Werther'in toplum ile olan ilişkisi de sorunludur. Büyük bir aşkla sevdiği kız da kendisinin olmaz, toplumla da iletişim kuramaz ve giderek içine kapanır. Böylece önce doğanın içinde, daha sonra da insanlar arasında mutluluğu ve huzuru arayan fakat her defasında da hayal kırıklığına uğrayan Werther, artık kendi iç dünyasına kapanıp, orda yaşamayı yeğleyen bir insan olur. Üstelik ölüm düşüncesi de hastalık gibi kavrar kendisini. Ümitsiz aşkı, yalnızlığı, huzursuzluğu ve toplumun kısıtlamalarından kurtuluşu ölümde bulur. Yanlış anlaşılmasını da kader olarak kabul eder. İntihar, Werther için en iyi çözüm, en iyi sondur.
Goethe'nin aşk, doğa, tanrı, din hakkındaki görüşlerini ve burjuva yaşam düzenine karşı eleştirilerini içeren, aynı zamanda gençliğin bunalımlarının tercümanı olan romanın, insanın toplumsal baskılar altında bireyleşme çabası verdiği sürece günümüzde de ve gelecekte de okur bulacağına inanıyorum.
İnce Kapak: Sayfa Sayısı: 135
Baskı Yılı: 2002
e-Kitap: Format:
Sayfa Sayısı: 103
Baskı Yılı: 2002
Dili: Türkçe
Yayınevi: Gündoğan Yayınları
Genç W.nin Yeni Acıları TIKLA PDF İNDİR !Genç W.nin Yeni Acıları TIKLA PDF İNDİR !Kategori; Edebiyat
Tür; Dünya Roman
Etiketler;
Edebiyat,
Roman,
Dünya Roman,
Genç W.nin Yeni Acıları,
Urich
25.06.2010
AŞK-I MEMNUAşk-ı Memnu, tarihsel açıdan değil ama edebi açıdan ilk Türk romanıdır. İlk baskısı 1900 yılında yapılmış, aradan yüz on yılı aşkın bir süre geçtiği halde bugün de zevkle okunmakta. Zamanın yıkıcı gücüne dayanmayı başarabilmiş birkaç Türk romanından biri.
Halit Ziya Uşaklıgil 19. yüzyılın sonlarında yaşayan, tarihimizde Tanzimat'la beraber ortaya çıkan zengin ve aylak bir toplum kesiminin yaşam biçimini anlatır. Romanda varlıklı, geleneksel Türk ailesinin Batılı yaşama özentisi ve taklidinin etkisi altında çözülüp altüst oluşunu, yozlaşmasını; yine bu sınıfın eğlendiği konakları, yalıları, Boğaziçi, Büyükada, Göksu, Concordia vb. yerleri; birey olarak bütün somutluklarıyla bu toplum katının insanlarını, bu insanların iç dünyalarını, sorunlarını, dünyaya ve insanlara bakışlarını, bu insanlar arasındaki ilişkilerini görürüz.
Romanın ana karakteri yirmi iki yaşındaki genç ve güzel Bihter, yoksulluktan bunaldığından, iyi yaşam özlemlerini elde etmek için ellilik Adnan Bey'le evlenmesi; sonra karşısına kendi yaşlarında Adnan Bey'in yeğeni uçarı, çapkın Behlül çıkınca gönlünü kaptırıp yasak aşk yaşaması, bu aşkın girdabında bunalıma girip intihar etmesi. Yazar ruh çözümlemelerine epey yer vermiş. Romandaki hiçbir hareket gelişigüzel değil, her hareket belli bir amaca hizmet ediyor. Bu amaç da karakterlerin gelişmesi, iyice belirmesi ve sonunda unutulmayacak roman kişileri haline gelmesidir.
21. yüzyıl, hâlâ insanları aşk ve evlilik ilişkilerinde engelleyen maddi sorunları, toplumsal ahlaki değer ve yargıları, dinsel dogma ve tabuları ortadan kaldırabilecek mi? Geçmiş yüzyıllarda bunu başaramayan insanlık bunu aşamadığı ölçüde yaşayacaktır Aşk-ı Memnu.
Erkan Savaş Çulfaz